Madem ateşle oynamayı seviyorsun yandım diye ağlamayacaksın....
12.01.2021 - 11:10

HiIaIaIem

HiIaIaIem

Hayatımızda alacağımız önemli kararlar çoğunlukla cesaret ister. Atılımlar cesaretle gerçekleşir. Kırılması gereken yanlış kalıplar ancak cesaretle kırılır. Haksızlıklara başkaldırabilmek cesur bir yüreğe sahip olmadan mümkün olabilir mi?

Yanlışların etrafımızı kuşattığı, haksızlıkların her tarafta kol gezdiği bir zamanda yaşıyoruz. Tüm insanların kabul ettiği bir yanlışa ‘dur’ diyebilmek, haksızlık yapan zalime ‘yapma’ diyebilmek, ya da tamamen unutulduğu bir zamanda tüm şimşekleri üstüne çekme pahasına hakkı haykırabilmek; YÜREK İŞİDİR. Ve her yürek bunu taşıyamaz. Fıtrattaki atılganlık, gerçek cesaretin kazandırdığının belki sadece az bir kısmını sağlayabilir.

Peki, cesaret ne ile kazanılır? İnsana bu gücü veren nedir? O eski cesur hallerimiz ne ara kaypaklığa döndü? yanlışa,çirkine,zulme, dur demek yerine alkış tutar oldu ki...  küstahça bir cesaretin en fiili hallerini yaşadığımız  bir çağa esir olduk.

Sorunca hepimiz  birey birey harika bir imana, ahlaka  sahip kalbi güzel insanlarız iş eyleme dönüştüğü zaman ortalıkta kimseyi göremiyoruz.Bir  zulme hep beraber dur demek için çıktığımız yollar da Timurlenk giden Nasrettin Hoca misali yapayalnız kalıyoruz!

Sosyal alan da yer edinmek için her kesime ışık yakmak zorunda mıyız? Eve helal lokma getiriyoruz sanıp, iş hayatında ne türlü oyunları gizlice sıralıyoruz? Haktan dem vurup haksızlık yapıp haksızlığa göz mü yumuyoruz? Bir azamız namazdayken aklımızla türlü oynaşlar mı yapıyoruz? Daha bir sürü çirkinliği madde halinde sayarım ama Cesaretin bu denli küstahlaştığı bir devire okuduğum tarih kitaplarının hiç birinde rastlamadım.

Bizler Allah’ın rahmetini yanlış algılayıp hadisizleşen para kazanmak adına islamın kaidelerini menfaat ölçüsünde genişleten,ne gözle ne kulakla ne ayak ve elle ne de dil ve belle uymadığımız kuralların azgın cesaretindeyiz!

Halbuki cesaretimiz hangi alanda kime karşı olmalıydı ama sosyal bir popülarite adına sustuk engel olmadık yada kendimiz yaptık!

Kendi kendimizi ateşe attık ateşten Allahtan korkmadık kuldan utanmadık.

Madem ateşle oynamayı seviyorsun ...

Yandım diye ağlamayacaksın!

2020 senesi bizi değiştirmeydiyse eğer bundan sonra da bizlerden hiç bişey olmaz korkusu içerisindeyim. Ne kimse aynaya vuran gerçekleri ne  gördü ne de ölüm bizleri biraz da olsa kötülükten uzak kıldı.

Halbuki dünya insanlık tarihinde ki en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Evler misafirsiz, camiler cemaatsiz, cenazeler kimsesiz...

Geçip giden zaman izlerini sadece tenimizde değil, ruhumuzda da bırakıyor. Karakterimize, verdiği tecrübelerle kattığı özellikler ise bazen kötü; çoğu zaman ise iyi!

Bizleri tam donanımlı ve tecrübeli insanlara çeviren yılların karakterlerimize eklediği özellikleri olumlu yansıtmak zorundayız yoksa başımıza gelenlerden bizzat bizler sorumluyuz!

Keşke kendimizi Tanrılaştırma işinden vazgeçip biraz kul olabilsek. Koca evrende deve tüyü kadar bile değiliz. Tamam Yaratılan en şerefli mahlukuz da,Şeref’imizle yaşayıp gitsek olmaz mı?

  • Beğen
YORUM YAZIN
GÜNÜN GELİŞMELERİ
FOTO GALERi
VİDEO GALERi